Çarşamba 23 Eylül 2020

  1. Anasayfa
  2. Kitap Yorumları
  3. Harry Potter ve Azkaban Tutsağı

Harry Potter ve Azkaban Tutsağı

Harry Potter serisinin üçüncü kitabı olan Azkaban Tutsağı, benim favorim diyebilirim. Bu seriyle tanışacağımız Sirius Black, serinin devamında en çok benimsediğim karakterlerden olmuştur çünkü. Ayrıca Azkaban Tutsağı'nda, Rowling'in konuyu işleyişi adeta destansı. Zaman dönüştürücü üzerinden çerçevelenen olay örgüsü, finalde "hadiii canımmm" dedirten türdendi.

Sırasıyla olaylara bakacak olursak; ilk olayımız, Harry'nin eniştesinin kız kardeşi Marge Hala. Harry ve ailesi hakkında sergilediği küçümseyici laf ve tavırlar Harry'i sinirlendirir ve bu da Harry'nin onu bir balon gibi şişirdikten sonra göklere doğru süzülmesine sebep olur. Olayın ardından Harry eşyalarını toparlayıp Çatlak Kazan'a gider. Bu sırada ünlü büyücü hapishanesi Azkaban'dan tehlikeli bir seri katil olan, aynı zamanda adı Voldemort ile de anılan Sirius Black'in kaçtığını öğrenir.

Hogwarts'a geldiklerinde onları karşılayacak yeniliklerden biri Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmenlerinin Lupin olması, bir diğeri ise Sirius'a karşı tedbir amaçlı okulun Ruh Emiciler tarafından korunacak olmasıdır. Diğer arkadaşlarına göre Harry, Ruh Emiciler'den daha fazla etkilenmektedir ve Lupin bu konuda Harry'e yardımcı olarak, ona ancak güçlü büyücülerin ustalıkla gerçekleştirebileceği, Ruh Emiciler'e karşı savunmada kullanılan Patronus büyüsünü öğretmiştir.

Fred ve George tarafından kendisine verilen Çapulcu Haritası var bir de. Çapulcu haritası Hogwarts içinde kimin nerede olduğunu gösteren bir harita. Harry bu harita sayesinde görünmezlik pelerinini de kullanarak Üç Süpürge'ye girer ve aslında duymaması gereken bir konuşmaya kulak misafiri olur. Duydukları doğrultusunda aslında Sirius Black'in ailesinin yakın dostları olduğunu ve onların yerini Voldemort'a söyleyerek onlara ihanet ettiğini öğrenir. Aynı zamanda diğer dostları Peter Pettigrew adını da burada duyar. Bunun üzerine çok öfkelenen Harry, hesap sormak adına Sirius'un peşine düşer.

Finalde, yakalanan Sirius ve idam edilen masum Şahgaga'yı kurtarmak için Harry ve Hermione'i birlikte mücadele edeceklerdir. Hermione'nin yılın başından beri diğer dersleriyle çakışan derslere girmek için kullandığı, Dumbledore tarafından kendisine verilmiş olan Zaman Dönüştürücü işte tam bu noktada devreye giriyor. Zaman dönüştürücü ile olayların kilit noktasından başlayarak, yaşanan anları tekrar yaşayarak, o anları onararak ve değiştirerek her şeyi bambaşka bir hale getiriyorlar. Burada dikkat çekmek istediğim bir konu; Harry bu mücadele esnasında Sirius'u 300'den fazla Ruh Emici'den yaptığı başarılı Patronus büyüsüyle kurtarmıştır.

Peki, neden Sirius birden kurtarılacak insan haline geldi? Olayın aslı ortaya çıktığında Sirius Black aklandı. Harry; Sirius ve Lupin'in ailesinin dostları olduğunu ve onlara asla ihanet etmediklerini öğrendi. Asıl ihanet edenin, Peter Pettigrew olduğunu ve Pettigrew'un yıllarca fare şeklinde Ron'un yanında gezen Scrabbers olduğunu da öğrendi. Ve aynı zamanda Harry, Sirius'un vaftiz babası olduğunu da öğrenmiş oldu.

Lupin bir kurt adamdı. Sirius ise Animagus. (İstediği zaman hayvan şekline girebilme özelliği.) Sirius'un lakabı da animagusu bir köpek olduğundan Patiayak. :)

Sirius ve Şahgaga birlikte uçup gittiler. Harry, Ron ve Hermione'i de birlikte geçirdikleri olaylı bir yılı da geride bırakmış oldular. Yine çok fazla şey öğrendiler, yine çok fazla şey yaşadılar...

Yorum

    Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yapmak ister misin?

Yorum Yapın

Teşekkürler! Yorumunuz başarıyla onaya gönderildi.

Bana e-posta adresini bırak!